Göz Tansiyonu (Glokom)
Halk arasında “karasu” denir. En yaygın türü yıllarca hiçbir belirti vermez; kişi genellikle çevresel görmesinin bir kısmını kaybettikten sonra fark eder. Kaybedilen görme geri gelmediği için tedavinin amacı kalan görmeyi korumaktır.
1 rehber 4 dk okuma
Kısa cevaplar
- Normal göz basıncı
- 10-21 mmHg
- Erken belirti
- Çoğunlukla yok
- Kaybedilen görme
- Geri gelmez
Neden erken tanı belirleyici?
Göz tansiyonunda kaybedilen görme geri gelmez. Tedavi mevcut hasarı onarmaz, ilerlemesini durdurur. Bu yüzden hastalığın ne zaman yakalandığı, sonucun ne olacağını doğrudan belirler.
En yaygın türde kayıp yan görmeden başlar. Merkez görme uzun süre korunduğu ve bir gözün eksiği diğeriyle kapandığı için kişi durumu geç fark eder. Kapı pervazına çarpmak, merdivende basamağı yanlış değerlendirmek çoğu zaman dikkatsizlik sanılır.
Hastalığı önlemenin bilinen bir yolu yok. Buna karşılık düzenli göz muayenesi, henüz görme etkilenmeden yakalanmasını sağlar. Ailesinde glokom olan kişilerin muayene aralığını hekimine sorması bu yüzden önemli.
Şu durumlarda vakit kaybetmeyin
- Şiddetli göz ağrısı, bulantı ve gözde kızarıklık (acil)
- Işıkların etrafında renkli halkalar görmek
- Kapı pervazına, mobilyaya sık sık çarpmaya başlamak
- Ailenizde glokom varsa: şikayetiniz olmasa bile muayene
- 50 yaşın üzerindeyseniz ve uzun süredir muayene olmadıysanız
Göz Tansiyonu (Glokom) rehberleri
Tüm rehberlerSık sorulanlar
- Göz tansiyonu kaç olmalı?
- Tek bir normal rakam yoktur; bir kişi için normal sayılan basınç başka biri için yüksek olabilir. Tanı, basınçla birlikte görme sinirinin görünümü ve görme alanı testiyle konur.
- Belirtisi neden yok?
- En yaygın türde kayıp önce yan görmeden başlar ve diğer göz açığı kapatır. Glokomu olanların yaklaşık yarısı durumdan habersizdir.
- Damla ömür boyu kullanılır mı?
- Çoğu hastada evet. Damla basıncı düşürerek hasarın ilerlemesini engeller; bırakıldığında basınç eski seviyesine döner.
- Kaybedilen görme geri gelir mi?
- Gelmez. Tedavi mevcut hasarı geri almaz, ilerlemesini durdurur. Bu yüzden erken tanı belirleyicidir.